Domuz Gribi

Domuz Gribi

Domuz Gribi bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olarak bilinir. Hastalık bulaşıcılık olarak yüksek kapasiteye sahip olmakla birlikte ölüm oranı oldukça düşüktür. Domuz Gribi aslen domuzlarda görülen onlara ait hayvansal bir virüs olan influenza virüsü taşıyıcı hayvanlarla bulaşmaktadır. Hayvansal gıdalarda özellikle et tüketen toplumlarda yayılım oranı oldukça fazladır. Bu hastalık insanlar arasında kapalı ortamlarda doğrudan domuzlardan taşıyıcı olarak solunum yolu ile yayılmaktadır. İnsanlar arasında Domuz Gribi salgını nefes yolu ile yakın temaslarda bulunan insanlar arasında bulaşıcılık oranı daha da arttığı bilinmektedir. Özellikle domuzlarında bu virüs ile kış aylarında savaştığı insanlar arasında da aynı şekilde sonbahar ve kış aylarında yaygınlığının arttığı bilinmektedir. Çünkü insanların bağışıklık sistemi soğuk havalarda biraz daha zayıf düştüğünden salgına yakalanma oranları da artmış olmaktadır.İnsanların bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi net olarak bilinmemekle beraber tedavisi de net olarak bilinmemektedir. Domuz gribine karşı insanlar için bir aşı geliştirilmediği bilinmekle beraber tedavisi sırasında bu virüse karşı antiviral ilaçlar kullanılmaktadır. Virüsün vücuttaki etkisinin hekim tarafından belirlendiği ölçüde ilaçlarla tedavi edilmesi ve iyileşme sağlanması mümkündür. Hayvansal gıdalarla beslenen toplumlarda domuz eti tüketimi ülkemizde tüketilmese de başka hayvan etleri ile de insan vücuduna girişinin mümkün olduğu unutulmamalıdır. Kişiler et tüketirken çokça pişirilmiş olmasına dikkat etmelidir. Pişirme derecesinin en az yetmiş derecede olması yeterli olacaktır. Yumurta, süt ve hayvansal yağları kullanırken de aynı şekilde dikkatli olunması influenza virüsünün vücuda girmesi ve insan sağlığı için tehlikeli olmaması için faydalı olacaktır. Hastalık belirtilerinin ateş ve halsizlik ile baş göstermesi öksürük ile bulaşması mümkün olacağından bu şekilde rahatsızlık belirtileri gösteren kişilerden uzak durulması da insanların Domuz Gribi salgınına yakalanmaktan kurtarabilir. Temizlik ve özellikle medikal maskeler ile hasta olan kişilerden kendinizi sakınmak kesinlikle gereklidir. Doktor tavsiyeleri haricinde bol su ve sabun ile mikroplara karşı direnmeniz ve çok gerekli olmadığı sürece kalabalık ortamlara girmemeniz gerektiği de unutulmamalıdır. Bu hastalığa yakalanan kişi kendini soyutlamalı ve kesinlikle domuz gribine karşı temasta bulundukları diğer kişileri de bu durumda bilgilendirmelidir. Doktor kontrolünde tedavisini tamamlamalı ve sosyal hayatına bu şekilde devam etmelidir.

Domuz Gribi Nedir?

H1N1 virüsünün neden olduğu influenza olarak da bilinen bir grip türüdür. Normal grip hastalığı ile aynı belirtileri gösterir. Domuz gribi denmesinin nedeni domuzlarda oluşan grip virüsleri ile benzer olmasıdır. Yüksek ateş, boğaz ağırısı, öksürük, sıtma gibi soğuk algınlığı belirtileri ile kendini göstermektedir. İnsandan insana kolayca bulaşan bir hastalıktır. Her yaş grubunda görülebilirken, özellikle küçük yaş grubunun bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle daha ağır geçebilir.

Belirtileri Nelerdir?

Mevsimsel grip ile benzer belirtiler göstermektedir. Kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. En belirgin özelliği yüksek ateş olmakla beraber yoğun boğaz ağrısı, öksürük, eklem ağrıları, baş ağrısıdır. Ateş dolayısıyla da üşüme yapabilir. Bazı durumlarda ishal ve kusma da görülebilir. Aşırı bitkinlik ve yorgunluk yapabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha da ağır tablolar görülebilmektedir. Çeşitli organ enfeksiyonlarına da sebep olabilmektedir. Kronik hastalığı olan kişilerde ise yatarak tedaviyi gerektirebilir.

Nedenleri Nelerdir?

Hastalık H1N1 virüsünün geçirmiş olduğu evrim dolayısıyla domuzlardan insanlara bulaşmaya başlamıştır. Bu sebeple domuz gribi bir domuzdan bir insana solunum yoluyla kolaylıkla bulaşır. Özellikle Avrupa’da domuz çiftliklerinin çok olması nedeniyle, bu hastalıkların insanlar içinde yaygınlaşmış olmasında oldukça büyük bir etken olmuştur. Domuz gribi sadece solunum yoluyla bulaşmamaktadır, ayrıca H1N1 virüsünün bulunan bir domuz etinin, uygun yükseklikte sıcaklıklarda pişirilmemesi de insanlara bulaşmasına neden olabilmektedir. Ülkemizde domuz eti tüketimi Avrupa’ya oranla oldukça az olsa da ülkeden ülkeye seyahat edilmesi bu hastalığın yaygınlaşmasını sağlamaktadır. Hasta kişilerin aksırma ve tıksırmalarıyla havaya saçılan virüslü damlacıklar sağlıklı kişilere temas ederek yayılmasına neden olur.                                

Tanısı Nasıl konur?

Öncelikle tanısı yalnızca uzmanlar tarafından konulabilmektedir. Hastane laboratuvarlarında PCR (Polymerase Chain Reaction) yöntemiyle tespit edilmektedir. Normal gripten farklı olarak laboratuvar ortamında burundan ve boğazdan küçük partiküller alınır ve bu parçalar üzerinden test uygulanır. Hastalığın doğru tespit edilmesi tedavinin doğru yürütülmesinde önemlidir. Bu nedenle mutlaka bir doktor kontrolünde olmak gerekir.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Öncelikle hastalığa yakalanmamak için dikkat etmek gerekir. Bunun için salgın hastalıkların yoğun olduğu dönemlerde kalabalık ortamlarda bulunmamak gerekir. İş yeri , okul, hastane gibi ortam kullanımın yoğun olduğu yerlerde kapı kolları, lavabolar gibi temasın çok olduğu bölgelere dokunmamak, eğer temas olursa ellerimizi oldukça iyi yıkayıp dezenfekte etmeliyiz. Hasta kişilere yakın temastan uzak durmalıyız. Hasta kişilerinde maske kullanarak kendini izole altına alması gerekir. Evlerde yatak, nevresim, havlu gibi eşyaların sık sık temizlenmesi gerekir. Ellerimizin daha sık ve daha etkin yıkamalıyız. Domuz gribi aşısı da hastalığa yakalanma riskini tamamen yok etmese de oldukça yüksek bir oranla engelleyecektir.

H1N1 virüsü sürekli evrim geçirmesi nedeniyle hastalığa yakalanmaktan tamamen kurtulmak mümkün değildir. Hastalığın tedavisinde mevsimler gripler gibi yöntemler kullanılmaktadır. Günümüzde ilacı bulunmuş olan domuz gribi doktor kontrolünde kolayca tedavi edilebilir.  İlacın yanında bol su içilerek dinlenmek de hastalığın iyileşmesine yardımcı olacaktır. Hastalığın erkenden teşhis edilip tedaviye başlanması da önemlidir. Bu nedenle belirtilerinin bir veya birkaç tanesi bulunduğunda bir uzmana başvurulması gerekir.